arac sigorta gecikme cezasi ve ahilik ve insan bilgiler
Kahramanca çarpıştılar. 8 bini öldü. Diğerleri esir edildiler. Bu olayı,devrimci şairimiz Nâzım Hikmet; ‘Şeyh Bedrettin Destanı’ kitabında şöyle destanlaştırır: ‘Hep bir ağızdan türkü söyleyip/hep beraber sulardan çekmek ağı,/demiri oya gibi işleyip hep beraber/hep beraber sürebilmek toprağı/ballı incirleri yiyebilmek hep beraber/yarin yanağından gayri her şeyde/het yerde/hep beraber/diyebilmek için/on binler verdi sekiz binini...’Yenilen bu devrimcileri, Ayasluğ şehrine götürüp boyunlarını vurdulaı. Börklüce Mu,stafa’yı koşarından bir deveye bağlayarak çarmıha gerdiler. Biı çok şehirlerde gezdirerek teşhir ettiler. Manisa dolaylarındaki Torlak Kemâl de aynı akıbete uğratıldı.
Bu sırada Delionnanda Bedrettin’in etrafında bir çok halk toplanmışlı Teşkilâtlanmak üzereydiler. Bunu duyan Sultan Mehmet adamlanndan bazılarını Bedrettin’in yanına göndererek, onun müritliğine geçmelerini söyledi. Aslında bunlar birer ajandı. Ve fırsatım kollayarak Bedrettin’i çadmnda
bağladılar. Serez şehrindeki Sultan Mehmet’in yanına götürdüler, r 'iniesine fetva çıkartıp Serez çaışısmda bir ağaca astılar”('69)_
doğan, uzun zaman İstanbul’da kalan; makamı, Gelibolu, ^^Tbulunan; Yiğit, Bilgin, Doğru, Yurtsever Şair NAMIK KEMÂL; h'Ç unutulabilir mi?.. Kuşkusuz, hayır. Araştırmacı Hikmet “Namık Kemâl” adlı kitapçığında onu şöyle anlatıyor: “Namık
^ y in babası Mustafa Asun Bey, 1. Abdülhamit’in müneccimbaşısıdır. akla uygun açıklaması bulunamayan bir tesadüfle, Koniçalı AbdüUâtif kızı Fatma Zehra Hanım’la evlendi. Namık Kemâl
Ona Namık’ adını veren, İstanbul’un tanınmış şairlerinden Eşref Paşa’dır. >(3nıtk Kemal Tercüme Odası’na girdi ve orada beş yıl kaldı. Namık Kemal, Tficiime Odası’nda çalıştığı için, Avrupa’dan gelen fikirlere yabancı değildi;
: şjjasi’nin uyanlarını dikkate alır bir duruma gelmişti. Huy ve karakter i (akımından birbirine zıt yaradılışta olan bu iki kişi, kolayca anlaştılar ve bun-jjnen kârlı çıkan da Namık Kemal oldu.
Bu karşılıklı dostluk, Namık Kemal’in 1862’de Tasvir-i Efkâr gazetesine jiımesiyle sonuçlandı. Şinasi I865’te ikinci defa Paris’e gittiğinde, gazeteyi i kamık Kemal’e bıraktı. Memlekette devrin şartlarına uygun bir anayasa yapıl-ıtıasını sağlamak, meşrutî bir idare kurmak ve bir Millet Meclisi meydana getirmek amacıyla kurulan ve ttüfak-ı Hamiyet, Jön Türkler, Tüıkistan’m Erbab-ı ' Şebabı,Genç Osmanlılar adlarıyla da anılan ve gizli olarak faaliyette bulunan Yeni OsmanlIlar cemiyetine girdi (1865).
j Şiryandan böyle bir cemiyetin varlığının hükümet tarafından haber alınma-, aöıeyandan Ali Suavi ve Ziya Paşa’nın Muhbir gazetesinde, Namık Kemal’in ; Tasvir i Efkâr’da hükümeti eleştiren yazılar yazması. Yeni Osmanlılar cemiyeti üyelerinin somşturmaya uğramalarına ve gazetelerinin kapanmasına sebep oldu. Ali Suavi Kastamonu’ya sürüldü. Ziya Paşa Kıbrıs mutasarrıflığına uyinedildi. Namık Kemal’in payına da Erzurum vali muavinliği düştü.
Namık Kemal, yeni görevine gitmedi; Tasvir-i Efkâr’ı Recaizade Ekrem’e bırakarak, 17 mayıs 1867’de gizlice, Avrupa’ya kaçtı (..). Avrupa’ya kaçanlar boş durmuyordu. Yeni Osmanlılar’ın fikirlerini yaymak üzere, Paris’te Muhbir gazetesi çıkanldı (31 ağustos 1867). Fakat, Ali Suavi, cemiyetin düşüncelerine aykırı bir yol tutunca, Kemal ve Ziya Paşa, gazeteden ayrıldılar. 29 haziran 1868’de, Londra’da Hürriyet gazetesi yayınlanmaya başlandı (..).
Prusya-Fransa savaşı başlamıştı (1870); Kemal, önce Brüksel’e sonra Viyana’ya gitti. Yeni Osmanlılar’ı maddî bakımdan destekleyen Prens Mustafa Fazıl Paşa, yardımını kesmişti. Hükümet de kendisinin dönmesine izin vennişti. Böylece Namık Kemal, 24 kasım 1870’te, İstanbul’a döndü.
Dr Hikmet Kıvılcımlı, Tarihte Büyük Devrimciler, Diyalektik Yay, 1995, İstanbul s. 23-25.
Arkadaşlarıyla beraber istikbal adında bir gazete cık-Kemal’e gereken izin verilmedi. Diyojen de kapatıidı, B^u'^ kadaş, hayli maceralı bir geçmişi olan İbret gazetesini kitaV ilk sayısı 13 haziran 1872’de yayınlandı. 27 gün sonra 9 te'''^''
19’uncu sayısında, dört ay süreyle kapatılması kararlaştınldı'"'""'" Yazarların her biri de görevlendirilerek İstanbul’dan uzaklast Kemal Gelibolu mutasarrıflığına tayin edildi
Gelibolu’da üç ay kadar kaldı. Bazı yolsuzlukları Vıallettnekk geçince tedirgin olanlar, şikâyette bulundular. İşe başka yön vcttidv köpek meselesi bahane edilerek görevinden alındı (.11
neye çağırdı; tiyatroda olmadığı anlaşılınca, İbret gazetesine ğıttıleı \ teşekkür mektubu bıraktılar
30 mayıs 1876’da Abdülâziz tahttan indiriidv, yenne "V. ^ısM. Sürgüne gönderilenler affedildiler. Kemal, 1 haziran 1876’daX\'yaYasşîyV birlikte, Şûra-yı Devlet’e üye oldu. V. Murat’ın akıl hastası ıjd% anlaşıldığından, tahta, Kanun-i Esasî’yt ilân edeceği vaadinde hulısml Abdülhamit getirildi. Namık Kemal ve Z.'tya Paşa, Kanun-t Psast hazırlayaceık komisyona girdiler.
Fakat Abdülhamit sözünde durmadı. Kanun-i P-sası ve rcveşTOJCı ı^ı taraftarlarına cephe aldı. Kanunun \l3’üncü maddesine daN)axiMîk,\fİ!&! Paşa’yı memleket dışına çıkardı’. Ziya Paşa Suriye vaiıüğine ğöato Namık Kemal de, bir sözü bahane edilerek, bir delekliün iiıbarv^iMıs! narak hapsedildi; mahkemeye veriidiyse de, beraat elli.
Buna rağmen, sıkıştırılıyor, İslanbuVdau uxaVAa^mî(S.ı Hie Nihayet, maaşı ödenmek şartıyla, Midilli A.ddsı’ı\da yeT\eşme?.vc\t \ (1877). İki yıl sonra, 1879 yılı nisamrıda, aym adanm mııtasaml' edildi. Namık Kemal burada beş yıl kaldı
Midilli’de Rumlarla anlaşamayan Namı! KemaV'ın Rodc Agâh Bey’le yerleri değiştirildi (\A-22 ekim \884V M\dıWV de i Kemal’in Rodos’ta hastalığı artu. Namık KemaVmRodos’lai arasında
nhükkâm-ı asrı münharif sıdk u seJâmetten/ÇekUdik izzet ü ikbâl ' I . ı,g:ûmettenAJsannıaz kendini insan bilenler halka hizmetten/Mürüv-' I ^^gndolan mazlûma e! çekmez iânetten/Hakîr olduysa millet şanına noksan ' I '^0tma/Yere düşmekle cevher sâkıt olmaz kadr ü kıymetten/(. .)/Muİni zâ-' ! ^ndihyada erbab-t denaettir/köpektir zevk alan sayyâd-ı bîinsafa hizmet-
^ 0zo!âlihimem erbâb-ı cidd ü içtihadız kim/Cihangirane bir devlet çı-braşiretten/(..)/Ne gam pür âteş-i hev! olsa da gavga-yi hürriyet/Ka-ç)T0aıeıdolan bircin içün meydân-ı gayretten/(..)/Felek her dUrlü esbab-ı . 0BI toplasın gelsin/Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azimetten/Ne ' zığakân zutm He bîdâd He imha-yi hürriyet/Çalış idraki kaldır muktedirsen ^niyeiten/(.)/Ne efsunkâr imişsin âh ey dîdâr-ı hürriyet/Esîr-i aşkın olduk ' KİŞİ kurtulduk esâretten/(.)/Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâ-j 'liijuyatı ey yârdi şîr-i Jıyan bu hâb-ı gafletten”.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder